İçeriğe geç

Ne ekersen onu biçersin atasözünün sözlük anlamı nedir ?

Ne Ekersen Onu Biçersin Atasözünün Sözlük Anlamı Nedir? Psikolojik Açıdan Davranışların Geri Dönüşü

Kalehantour ekibinden yeni bir içerik: Bugün odağımız Ne ekersen onu biçersin atasözünün sözlük anlamı nedir.

İnsan davranışlarının arkasındaki bilişsel ve duygusal süreçleri düşündüğümde, bazı atasözlerinin yüzyıllar geçmesine rağmen neden hâlâ bu kadar tanıdık geldiğini merak ediyorum. “Ne ekersen onu biçersin” de bunlardan biri. Birine söylediğimiz bir sözün, verdiğimiz bir tepkinin veya gösterdiğimiz ilginin ilişkilerimizde nasıl iz bıraktığını düşündüğümüzde, bu atasözü neredeyse günlük hayatın psikolojik bir özeti gibi görünüyor.

Peki “Ne ekersen onu biçersin” atasözünün sözlük anlamı nedir?

“Ne Ekersen Onu Biçersin” Atasözünün Sözlük Anlamı

Türkçede “Ne ekersen onu biçersin” atasözü, sözlük anlamıyla “nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün” şeklinde açıklanır. Habertürk+1

Temel düşünce oldukça yalındır: İnsanların çevrelerine gösterdikleri davranışların, çoğu zaman çeşitli biçimlerde kendilerine geri dönmesi beklenir. İyilik, saygı, emek ve güven gibi davranışlar olumlu ilişkisel sonuçlar doğurabilir; küçümseme, saldırganlık veya ilgisizlik ise ilişkileri zedeleyebilir.

Fakat psikoloji açısından burada önemli bir ayrıntı vardır: Her eylemin sonucu mekanik biçimde aynı olmaz.

Atasözünün anlattığı genel eğilim ile gerçek insan davranışı arasında önemli bir fark bulunur.

Bilişsel Psikoloji: Ektiğimizi Nasıl Algılıyoruz?

İnsan zihni yaşanan olayları yalnızca kaydetmez; onları yorumlar. Bir arkadaşımız mesajımıza cevap vermediğinde “Beni önemsemiyor” diye düşünebiliriz. Oysa aynı davranışı “Muhtemelen meşgul” şeklinde de yorumlayabiliriz.

Bu nedenle atasözündeki “ekmek” yalnızca davranışlarımızı değil, düşünce biçimlerimizi de çağrıştırabilir.

Kendimize şu soruyu sorabiliriz: Bir insana sürekli güvensizlikle yaklaşırsam, onun davranışlarını da daha kuşkucu biçimde yorumlamaya başlamaz mıyım?

Burada beklentiler önem kazanır. İnsanlar bazen sahip oldukları beklentilere uygun davranarak karşılarındaki kişinin davranışlarını da etkileyebilir. Böylece başlangıçtaki beklenti, kısmen kendi kendini doğrulayan bir döngüye dönüşebilir.

Ancak psikolojik araştırmalar bize bunun evrensel bir yasa olmadığını hatırlatıyor. İnsan davranışı kişilik özellikleri kadar içinde bulunulan sosyal durumdan da etkileniyor. Binlerce etkiyi bir araya getiren bir meta-analiz, kişilik özellikleri ile prososyal davranış arasındaki ilişkilerin genellikle küçük veya orta düzeyde olduğunu ve bağlama göre değiştiğini gösteriyor. PubMed

Yani aynı “tohum”, farklı bir sosyal ortamda farklı sonuçlar verebilir.

Duygusal Psikoloji: Ne Ekiyoruz, Ne Hissediyoruz?

Davranışlarımız çoğu zaman duygularımızdan bağımsız değildir. Kırgınken söylediğimiz sert bir söz, daha sonra pişmanlık yaratabilir. Kaygılıyken gösterdiğimiz mesafe ise karşı tarafta reddedilme hissi oluşturabilir.

Burada duygusal zekâ önemli bir kavram hâline gelir.

Duyguyu bastırmak ile onu anlamak aynı şey değildir. Güncel bir meta-analiz, 111 çalışmadan elde edilen 911 etkiyi inceleyerek duygusal zekâ ile duygu düzenleme süreçleri arasındaki ilişkinin ölçüm yöntemine göre değiştiğini ortaya koydu. Özellikle öz-bildirim temelli duygusal zekâ, yeniden değerlendirme, sorunla doğrudan ilgilenme ve yardım arama gibi daha uyumlu düzenleme biçimleriyle ilişkiliydi. Sage Journals

Bu bulgu atasözüne farklı bir anlam kazandırıyor.

Belki de “ne ekersen” yalnızca dışarıya verdiğimiz davranış değil, kendi iç dünyamızda beslediğimiz duygu ve düşüncelerdir.

Örneğin öfkeyi her çatışmada saldırganlıkla ifade ediyorsak ne yetiştiriyoruz? Güveni konuşarak inşa etmeyi deniyorsak ne yetiştiriyoruz?

Üstelik araştırmalar burada da basit bir tablo sunmuyor. Duygusal zekâ ile duygu düzenleme arasındaki ilişkiler, kullanılan ölçüm yöntemine göre ciddi biçimde değişebiliyor. Dolayısıyla “duygusal zekâsı yüksek olan herkes doğru davranır” sonucuna ulaşmak bilimsel açıdan fazla iddialı olur. Sage Journals

Sosyal Psikoloji: Sosyal Etkileşim Bir Yankı Odası mı?

“Ne ekersen onu biçersin” atasözünün en güçlü karşılığı belki de ilişkilerde görülür.

İnsanlar birbirlerinin davranışlarına tepki verir. İlgi gören kişi daha fazla yakınlık gösterebilir; güvenilen kişi daha fazla sorumluluk üstlenebilir. Buna karşılık sürekli tehdit veya küçümseme hisseden biri geri çekilebilir.

Bir saha çalışmasında incelenen dolaylı karşılıklılık kavramı, insanların yalnızca kendilerine iyilik yapan kişilere değil, başkalarına iyilik yapan kişilere de olumlu davranabileceğini gösteriyor. PLOS

Bu, atasözünün “biçme” kısmının düşündüğümüzden daha karmaşık olduğunu gösteriyor.

Bazen ektiğimiz davranışın karşılığını doğrudan aynı kişiden almayız. Bir çevrede oluşturduğumuz güven, itibar veya yardımseverlik başka ilişkilerde karşımıza çıkabilir.

Fakat burada da önemli bir çelişki vardır: İnsanlar her zaman iyiliğe iyilikle karşılık vermez. Sosyal davranış; çıkar çatışmaları, kişilik, grup normları ve içinde bulunulan koşullar tarafından değişebilir. Prososyal davranış üzerine yapılan geniş meta-analitik çalışmalar da davranışın tek bir kişilik özelliğiyle açıklanamayacağını gösteriyor. PubMed

Atasözünün Yanılabileceği Yer

Belki de bu atasözünü en sağlıklı biçimde anlamanın yolu, onu mutlak bir kader kuralı olarak görmemektir.

Çünkü bazen iyi davranırız ve karşılığında haksızlık görürüz. Bazen bütün çabamıza rağmen bir ilişki sona erer. Bazen de geçmişte yaptığımız hataların sonuçlarıyla hiç beklemediğimiz bir anda karşılaşırız.

Bu nedenle “Ne ekersen onu biçersin” sözünü “Başımıza gelen her şeyden biz sorumluyuz” şeklinde yorumlamak psikolojik olarak yanıltıcı olabilir.

Araştırmaların ortaya koyduğu tablo da bunu destekler: Duygu düzenleme, empati ve prososyal davranış arasında ilişkiler bulunsa da bunlar kusursuz ve değişmez bağlantılar değildir. Örneğin 58 çalışmayı kapsayan bir meta-analizde duygu düzenleme ile empati/sempati arasında genel olarak pozitif ilişki bulunurken, ölçümlerdeki kavramsal karışıklıklar giderildiğinde ilişkinin özellikle sempati için belirginleştiği, empati için ise zayıfladığı görülmüştür. PubMed

Asıl Soru: Bugün Ne Ekiyorum?

Bu atasözünü psikolojik açıdan değerli yapan şey, geleceği kesin olarak tahmin etmesi değil; insanı kendi davranışlarını gözlemlemeye davet etmesidir.

Son zamanlarda çevremdeki insanlara nasıl konuşuyorum?

Bir anlaşmazlıkta karşımdakini anlamaya mı çalışıyorum, yoksa yalnızca kendimi haklı çıkarmaya mı?

Kırıldığımda iletişim kuruyor muyum, yoksa sessizce karşılık vermeyi mi seçiyorum?

Ve belki en önemlisi: Benden beklediğim davranışı önce ben başkalarına gösteriyor muyum?

“Ne ekersen onu biçersin” bu soruların hiçbirine otomatik cevap vermez. Fakat davranışlarımızın, duygularımızın ve sosyal etkileşim biçimlerimizin birbirini nasıl etkilediğini düşünmek için güçlü bir başlangıç noktası sunar.

Çünkü psikolojinin gösterdiği gibi insan ilişkileri bir tarla kadar düzenli değildir. Ektiğimiz her tohum aynı koşullarda büyümez. Yine de hangi tohumu sürekli ektiğimiz, zaman içinde nasıl bir ilişki ortamı oluşturduğumuz üzerinde gerçekten önemlidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://beldeforum.com https://protimotomasyon.com.tr https://hbirkimya.com.tr Sitemap
betci giriş