Beyaz Saça Hangi Renk Boya Gider? Felsefi Bir Sorgulama Bir Aynaya Bakış: Varoluş ve Renk Aynaya baktığımızda gördüğümüz şey yalnızca yüzümüz değil, zamanın saç tellerine işlediği bir varoluş hikâyesidir. Beyaz saç, yalnızca pigmentin yitimi değil, bilginin, tecrübenin ve varlığın sessiz bir sembolüdür. Bu nedenle “Beyaz saça hangi renk boya gider?” sorusu basit bir estetik sorudan öte, ontolojik bir meseleye dönüşür: Bir varlık, kendi zamanının izlerini gizleyerek mi güzelleşir, yoksa onları görünür kılarak mı anlam kazanır? Etik Perspektif: Doğallık ve Dönüşüm Arasında Etik açıdan bakıldığında, beyaz saçı boyamak, doğaya karşı bir müdahale ya da kimliğe bir “kozmetik maske” takmak olarak yorumlanabilir.…
2 YorumEtiket: bir
Sinema Tarihinin En İyi Filmi Hangisi? Bitmeyen Bir Aşkın, Bitmeyen Bir Soru’nun Peşinde Hadi gelin şu efsane soruyla yüzleşelim: “Sinema tarihinin en iyi filmi hangisi?” Biliyorum, her sohbetin bir yerinde dönüp dolaşıp buraya geliyoruz. Kimimiz için cevap babaevinin kokusu kadar tanıdık: “Baba.” Kimimiz için dev bir ayna: “Citizen Kane.” Kimimiz içinse son jenerikte kalbimizin üzerine düşen o tek damla: “Parasite”, “The Matrix” ya da “Spirited Away.” Bu yazıda bir hakemlik iddiam yok; tam tersine, sinemaya âşık bir arkadaşınız gibi, bu sorunun neden bizi hiç bırakmadığını, nereden doğduğunu, bugün neye dönüştüğünü ve yarınlarda nasıl evrilebileceğini konuşmak istiyorum. “En İyi”nin Kökeni: Kanonlar,…
2 YorumMaaş Bordrosunda Gelir Vergisi Nasıl Hesaplanır? Tarihsel Bir Bakış Gelir Vergisinin Tarihsel Evrimi: Bir Zamanlar ve Bugün Gelir vergisi, devlete finansal kaynak sağlamak amacıyla bireylerin gelirleri üzerinden alınan bir vergi türüdür. Ancak bu verginin tarihsel gelişimi, sadece bir mali yükümlülükten ibaret değildir. Aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve kültürel dönüşümlerin bir aynasıdır. Bir tarihçi olarak, bu dönüşümün nasıl şekillendiğine, nasıl bir kırılma noktasından geçtiğimize ve toplumun gelir vergisi uygulamalarına nasıl bakmaya başladığımıza odaklanmak, bu konuyu derinlemesine anlamanın yolu olacaktır. Geçmişten Bugüne Gelir Vergisi: Bir Yolculuk Gelir vergisinin kökenleri, antik çağlara kadar gitmektedir. İlk olarak Mezopotamya ve Roma İmparatorluğu gibi büyük medeniyetlerde,…
2 YorumGeometri Konuları ve Toplumsal Yapıların Etkileşimi: Bir Sosyolojik Bakış Toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimini anlamak, bazen insanların günlük yaşamlarında gözlemlerinden çok daha fazlasını ortaya çıkarır. Bir sosyolog olarak, her bireyin ve topluluğun etkileşimlerini, toplumun genel yapısına nasıl dahil olduklarını, nasıl şekillendiklerini merak ederim. Geometri gibi bir konu, ilk bakışta soyut matematiksel bir alan gibi görünse de, toplumsal yapıların şekillenişine dair derin ipuçları verebilir. Geometri konuları, yalnızca çizgiler, açıları ve şekilleri anlatmaz; aynı zamanda toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratiklerin yansıması olarak da okunabilir. Geometri derslerinde öğrendiğimiz temel konular – noktalar, doğrular, açılar, çokgenler ve üçgenler gibi – bazen soyut…
2 YorumEğitimde Genelleme Ne Demek? Ekonomi Perspektifinden Bir İnceleme Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Bir Ekonomistin Girişi Ekonomi, kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada, bireylerin ve toplumların seçimler yapmak zorunda kaldığı bir bilim dalıdır. Her seçim, fırsat maliyeti ve kaynakların daha verimli kullanımı üzerine düşünmeyi gerektirir. Eğitimi de bu açıdan ele aldığımızda, sınırlı kaynakların nasıl dağıtılacağı ve hangi eğitim modellerinin tercih edileceği gibi sorular, sadece bireylerin değil, aynı zamanda toplumların geleceğini de şekillendirir. Bir ekonomist olarak, eğitimde genelleme yapmanın hem fırsatlar hem de riskler taşıyan bir durum olduğunu düşünüyorum. Eğitim, her bireyin ekonomik ve toplumsal hayatını etkileyen kritik bir faktör olmasının yanı…
2 YorumAlbayrak Gazetesini Kim Çıkardı? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme Gazetecilik, sadece haber aktarmaktan çok daha fazlasını ifade eder. Bir toplumun düşünsel yapısını, sosyal dinamiklerini ve hatta güç ilişkilerini şekillendiren bir güçtür. Albayrak Gazetesi, Türkiye’nin medya tarihinin önemli örneklerinden biri olarak, geride bıraktığı etkiyle önemli bir tartışma alanı oluşturuyor. Ancak bu gazetenin kim tarafından çıkarıldığı ve nasıl bir toplumsal konumlanma sunduğu, sadece medya dünyasını değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet bağlamlarını da içine alan bir sorudur. Albayrak Gazetesini Kim Çıkardı? İlk Adımlar ve Tarihsel Süreç Albayrak Gazetesi, ilk kez 1980’li yılların başında çıkarılmaya başlanmış bir…
2 YorumTürkiye’de Kaç Tane Füze Var? Felsefi Bir Bakış Açısıyla İnceleme Bir filozof olarak, dünyayı anlamaya çalışırken her şeyin ardında bir anlam ararım. Her sorunun, her durumun daha derin bir düzeyde, ontolojik, epistemolojik ve etik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini savunurum. Türkiye’de kaç tane füze olduğu sorusu da, ilk bakışta yalnızca bir askeri soru gibi görünebilir; ancak bu sorunun daha derinlere inildiğinde felsefi, toplumsal ve etik açılardan önemli anlamlar taşıdığı bir gerçektir. Bir füzenin varlığı, yalnızca askeri stratejilerle değil, aynı zamanda insanlığın güvenlik anlayışı, bilgiye ulaşma şekli ve evrensel değerlerle ilgili derin sorulara yol açar. Füze ve Ontoloji: Var Olma, Güç ve…
2 YorumStarbucks Hangi Ülkenin Kahvesini Kullanıyor? Bir Hikâyeyle Anlatılacak Farklı Bir Bakış Açısı Bir sabah, çehremdeki soğuk hava ne kadar sert olsa da içimi ısıtan bir sıcaklık vardı. Starbucks’tan alınan kahveyle başladığım bu günün, aslında biraz daha derin bir anlamı vardı. İçtiğim kahvenin kokusu, beynimde bir parça uyandırdı ve bir soru sormama neden oldu: Starbucks hangi ülkenin kahvesini kullanıyor? Bazen tek bir kahve, çok daha büyük bir dünyayı keşfetmeye yol açabiliyor. Bu yazımda, bir çiftin kahve ile olan yolculuğuna dair bir hikâye anlatmak istiyorum. Biri çözüm odaklı, diğeri ise daha empatik ve ilişkisel. Kahvenin bir ülkeye ait olmasının ötesinde, bir anlam…
2 YorumHallacı Mansur Türk Müydür? “Enel Hak!” (Ben Hakk’ım) sözleriyle tarihe damgasını vuran Hallacı Mansur, tasavvuf dünyasında en çok bilinen figürlerden biridir. Ancak Hallacı Mansur’un kimliği, doğduğu yer ve milliyeti üzerine birçok tartışmayı beraberinde getirmiştir. Türk müydü, Arap mıydı, yoksa başka bir halkın mensubu muydu? Bu sorular, sadece tarihi bir sorudan ibaret değil; aynı zamanda kültürel kimliğimizle, geçmişimizle ve geleceğimize dair derin bir tartışma alanı yaratıyor. Peki, bu konuda ne kadar bilgiye sahibiz? Gelin, birlikte bu tarihi figürün kökenlerine bir yolculuğa çıkalım ve bu soruyu daha derinlemesine inceleyelim. Hallacı Mansur’un Doğum Yeri ve Kökeni Hallacı Mansur, 858 yılında, günümüz İran sınırları…
2 YorumKelimenin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi: MIG Gazaltı Kaynağı Üzerine Edebi Bir İnceleme Edebiyat, kelimelerle şekillenen bir dünya sunar bize. Her kelime, bir anlam taşımanın ötesinde, bir düşünceyi, duyguyu, hatta bir toplumsal yapıyı barındırabilir. Tıpkı bir metalin birbirine kaynaması gibi, farklı anlamlar arasında da bir bağ kurar, farklı sesler ve düşünceler birleşerek bir bütün oluşturur. Edebi metinler, bazen insan ruhunun en derin katmanlarına inerek, bazen de gözle görünmeyen bir evrenin kapılarını aralar. Ancak bugün, kelimeler ve anlatıların dönüştürücü gücünü incelerken, farklı bir türden bir “kaynama” üzerinde duracağız: MIG gazaltı kaynağı. Bu terim bir kaynaştırma sürecini ifade etse de, biz onu…
2 Yorum