Bazı hikâyeler vardır, sadece okunmaz… Kalbinizin derinliklerine dokunur, sizi başka birine dönüştürür. “Karantina” da tam olarak böyle bir hikâye. Karantina Kitabı: Umutsuzluğun İçinde Doğan Umudun Hikâyesi Bir Akşamüstü Konuşmasında Başlayan Yolculuk Ayşegül ve Cem, yıllardır dost olan iki ruh… Biri duygularıyla dünyayı anlamaya çalışan bir kadın; diğeri mantığıyla çözümler arayan bir adam. Pandeminin ardından hayat normale dönmüş olsa da, içlerinde bıraktığı izler hâlâ silinmemişti. Bir akşamüstü, kahvelerini yudumlarken Ayşegül, raftan aldığı kitabı gösterdi: “Karantina.” Gözleri dolu doluydu. “Bu kitap,” dedi fısıltıyla, “beni ben yapan her parçama dokundu.” Cem gülümsedi. “Anlatsana, bu kadar etkilediyse bir nedeni vardır,” dedi stratejik bir merakla.…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Karakeçili Anlamı Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Perspektifinden Derin Bir Bakış Bazı kelimeler vardır ki yalnızca bir isim ya da tanım olmaktan öte, bir kimliğin, bir tarihin ve bir direnişin simgesine dönüşür. “Karakeçili” de tam olarak böyle bir kelime. Yüzyıllardır Türk tarihinin derinliklerinde yankılanan bu isim, bugün yalnızca bir aşireti değil; aidiyet, kimlik, dayanışma ve eşitlik gibi daha geniş kavramları da temsil ediyor. Ben de toplumsal duyarlılığı önemseyen biri olarak, bu ismin anlamına yalnızca tarih kitaplarının değil, toplumun vicdanının ve çeşitliliğin gözünden bakmak istiyorum. Kelimenin Kökeni: Sembolik Bir Anlamın İzinde “Karakeçili” kelimesi, ilk bakışta basit bir birleşik isim gibi…
Yorum Bırak“Zahidem” Türküsü Kime Ait? Efsaneyi Sarsan Bilinçli Bir Sorgulama Net söyleyeyim: “Zahidem”i otomatik olarak Neşet Ertaş’a yazan, “anonimdir geçelim” diyen ya da romantik bir masal anlatıp kapanış yapan her yaklaşım eksik. Bu türkü, kültürel belleğimizin göbeğinde duran ve belki de yanlış bildiğimiz bir hikâyeyi taşıyor. Gelin, bu defa ezbere değil; veriye, tarihsel bağlama ve kaynak tenkidine dayanarak konuşalım. İddia 1: Sözlerin Sahibi Aşık Arap Mustafa Elimizdeki en tutarlı hat, sözlerin Kırşehir/Çiçekdağı yöresinden Aşık Arap Mustafa’ya (1901, Orta Hacı Ahmetli) ait olduğu yönünde. Folklor derlemeleri ve türkü arşivleri, eserin hikâyesini Mustafa–Zahide ekseninde, Kırşehir bağlamında iz sürerek anlatır. Bu çizgi, Mustafa’ya “Arap”…
Yorum BırakKara Tavuk Kuşu Yenir mi? – Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Penceresinden Bir Bakış Bir Kuştan Fazlası: Birlikte Düşünmeye Davet “Bir kara tavuk gördüğümüzde aklımıza ilk ne gelir?” diye sorarak başladı Derya sohbetimize. Kimi için sofrada yer alan bir besin kaynağıdır, kimi için doğanın özgür ruhunu temsil eden bir canlı. Ama belki de en önemlisi, bu küçük kuş üzerinden toplumun, cinsiyet rollerinin ve adalet anlayışımızın nasıl şekillendiğini fark etmektir. Görünürde basit bir soru gibi duran “Kara tavuk yenir mi?” sorusu, aslında çok daha derin anlamlar taşır. Bu yazı, o anlamların izini sürmeye ve okuyucuyu birlikte düşünmeye davet eden bir yolculuk…
Yorum BırakKara Kuvvetleri Nelerdir? Gücün, Görevin ve Algının Derinliklerine Yolculuk Her konunun farklı yüzleri olduğuna inanan biri olarak, “Kara Kuvvetleri nelerdir?” sorusuna da yalnızca ansiklopedik bir tanım vermekle yetinmek istemiyorum. Çünkü bu mesele sadece tanklar, tüfekler ve askerî operasyonlardan ibaret değil; aynı zamanda toplumsal hafızaya, cinsiyet rollerine, güç algısına ve devletlerin varoluşuna dokunan çok katmanlı bir konu. Bu yazıda kara kuvvetlerinin ne olduğunu anlatmakla kalmayacağız; farklı bakış açılarını da masaya yatırarak, bu köklü yapının dünyadaki ve toplumdaki yerini anlamaya çalışacağız. — Kara Kuvvetleri Nedir? Gücün En Eski ve En Temel Unsuru Klasik Tanım: Toprakta Savaşın Ana Ekseni Kara Kuvvetleri, bir ülkenin…
Yorum BırakHusuf Namazı Kaç Rekat Kılınır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç, toplumun her alanında varlığını hissettirir. Devletin egemenlik anlayışından, vatandaşın gündelik hayatındaki en küçük eylemlere kadar, her şey bir güç ilişkisi çerçevesinde şekillenir. Toplumlar, güç yapıları ve bu yapıları besleyen ideolojilerle şekillenir. İnsanların inanç sistemleri ve ibadet pratikleri de bu güç ilişkileriyle doğrudan ilişkilidir. Bugün, siyaset bilimi açısından Husuf namazını ele alırken, bu namazın içsel yapısının toplumsal güç ilişkilerini nasıl yansıttığını tartışacağız. Husuf namazının kaç rekat kılındığından çok, toplumsal düzenin ve bireylerin dini pratikleri nasıl politik bir anlam taşıdığına bakacağız. Husuf Namazı: İktidar ve Kurumların Yansıması Husuf namazı, güneş tutulması…
Yorum BırakHummalı Sözler Ne Demek? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Kaynaklar sınırlıdır ve her seçim bir fırsat maliyeti taşır. Ekonomi bilimi, bu temel ilkeyle şekillenir. Her birey ve toplum, eldeki kaynakları en verimli şekilde kullanmaya çalışırken, seçimlerin sonuçları yalnızca kendilerini değil, çevrelerindeki insanları ve geniş toplumu da etkiler. Bu çerçeveden bakıldığında, “hummalı sözler” terimi ilk bakışta sıradan bir ifade gibi görünebilir. Ancak, bu terimi ekonomik bir bakış açısıyla ele aldığımızda, çok daha derin anlamlar taşıyan bir kavram olarak karşımıza çıkar. Hummalı sözler, bazen abartılı, bazen de karşılıkları büyük olan vaatler şeklinde şekillenir. Peki, piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve toplumsal refah üzerinden baktığımızda,…
Yorum BırakHukuki İşlem Benzeri Ne Demek? Bir Tarihsel Bakış Bir tarihçi olarak, geçmişin izlerini takip etmek, geçmişteki kırılma noktalarını anlamak ve bu süreçlerin günümüzde nasıl evrildiğine dair ipuçları aramak benim için bir tutku olmuştur. Bugün, hukuki işlem benzeri ifadesine dair bir anlayış geliştirmeye çalışırken, bu kavramın tarihsel kökenlerine inmek, bize önemli bir perspektif sunabilir. Bu kavramın anlamı, zaman içinde nasıl değişmiş ve toplumsal yapılarla nasıl şekillenmiştir? Bu yazıda, hukuki işlem benzeri teriminin kökenlerine, tarihsel süreçlere ve toplumsal dönüşümlere nasıl ışık tutabileceğimize göz atacağız. Geçmişi anlamak, günümüze dair daha derin bir farkındalık oluşturmamıza yardımcı olabilir. Hukuki İşlem Benzeri Kavramının Tarihsel Temelleri Hukuk,…
Yorum BırakHatice Cengiz Kimdir? Gerçeğin ve Duyguların Kesiştiği Noktada Bir Kadın Bazı isimler vardır ki yalnızca yaşadıklarıyla değil, temsil ettikleriyle de tarihe iz bırakırlar. Hatice Cengiz de onlardan biri. Bu yazıda yalnızca “kimdir?” sorusuna cevap aramakla kalmayacağız; farklı bakış açılarıyla onun hikâyesine yaklaşacak, bazen veriyle bazen duyguyla yoğrulmuş farklı perspektifleri karşılaştıracağız. Çünkü bir insanı anlamak, onu sadece tanımak değil; onun etrafında oluşan fikir evrenini de keşfetmektir. Hatice Cengiz: Bir Akademisyenden Fazlası Hatice Cengiz, 1980’lerin sonunda dünyaya gelen bir Türk akademisyen ve araştırmacıdır. Uluslararası ilişkiler alanında eğitim görmüş, Orta Doğu siyaseti üzerine çalışmış ve birçok akademik projeye katkı sunmuştur. Ancak onu dünya…
Yorum BırakHipofiz Bezi Tedavi Edilir Mi? Felsefi Bir Bakış Felsefe, varoluşun temel sorularına ışık tutan bir yolculuktur. İnsan, yalnızca fizyolojik bir varlık değil, aynı zamanda düşünsel ve ruhsal bir varlıktır. Bu bağlamda, insanın hastalıkları ya da bedensel işlevsellik sorunları, yalnızca biyolojik bir mesele değil, aynı zamanda ontolojik bir sorudur. Bir organın, bir fonksiyonun bozulması, insanın varoluşu ve gerçekliği hakkında ne söyler? Hipofiz bezinin tedavi edilip edilemeyeceği sorusu, yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda etik ve epistemolojik bir sorgulamayı da beraberinde getirir. Hipofiz Bezi: Ontolojik Bir Sorun Hipofiz bezi, vücudumuzdaki pek çok önemli işlevi kontrol eden, içsel denetimin merkezlerinden biridir. Hormonları üretir, vücudun…
Yorum Bırak